Hazine’den cari açığa karşı ‘altın’ hamlesi

Birol BOZKURT

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın işlenmemiş altın ithalatına kota getireceği haberi yeni tartışmalara yol açtı. Bakanlık kota uygulaması ile söz konusu ithalatın cari açık üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılmasını hem de altın üretimi ve ticareti konusunda ihracatın teşvik edilmesini hedefliyor. Ancak sektör temsilcileri bakanlıkla aynı görüşte değil.

Kota belirleme çalışmaları devam ediyor

Son dönemde işlenmemiş altın ithalatında yaşanan yükselişin dış ticaret ve ödemeler dengesi üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak isteyen Bakanlık, söz konusu ithalata yönelik çeşitli tedbirlerin alınması için çalışmalarını sürdürüyor. Bu etkilerin azaltılması amacıyla ilgili kurumlar ve sektör temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştiren Bakanlık yetkilileri, uzun vadeli ve çözüm odaklı bir yaklaşımla konuyu ele aldı.

Ayrıca alınan tedbirlerde ihracatçıların korunması kapsamında gerekli hassasiyet gösterildiği ifade edildi. Ancak Sektör temsilcileri kota uygulamasına karşı çıkıyor. Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Yakın, getirilecek kota uygulamasının kayıt dışı işlemlerin ve kaçakçılığın artacağı konusunda uyardı.

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Şirin Sarı ise kota getirilmesi halinde interbank ile Kapalıçarşı arasında altın fiyatları arasındaki makasın yeniden açılacağı uyarısında bulundu. Bakanlık, işlenmemiş altın ithalatının cari açık üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak, Türkiye’nin döviz rezervlerini desteklemek için ‘kota uygulaması’ getirmeye karar verirken, söz konusu karara ilişkin mevzuat çalışmalarının Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığınca kısa süre içerisinde tamamlanması bekleniyor.

Söz konusu kotalar, Borsa İstanbul AŞ üyesi kıymetli madenler aracı kuruluşları tarafından gerçekleştirilen işlenmemiş altın ithalatı için geçerli olacak. Tedbirler çerçevesinde aracı kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen işlenmemiş altın ithalatı için geçen yıllardaki ithalat miktarları dikkate alınarak aylık bir kota miktarı belirlendi. Söz konusu kota kıymetli madenler aracı kuruluşlarının ithalat ve borsa işlemleri göz önünde bulundurularak tahsis edilecek.

Amaç üretim ve ihracatı desteklemek

Alınan tedbir kararının dış ticaret dengesine olumlu yansıması beklenirken, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında gerçekleştirilen ithalat söz konusu kota uygulamasının dışında tutulacak. Böylelikle hem altın üretimi ve ticareti konusunda ihracatın teşvik edilmesi hem de uzun dönemde cari açık konusunda olumlu ilerlemeler sağlanması öngörülüyor. DİR kapsamında yapılan ithalatın yanında bedelsiz ihracat kapsamında ihracat bedeli olarak gelen ve şirketlerin yurt dışından sermaye olarak getirecekleri altınlar da kota kapsamı dışında tutulacak.

Altın ithalatı 7 ayda yüzde 180 arttı

Ticaret Bakanlığı verilerine göre, ocak-temmuz döneminde Türkiye’nin altın ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,1 artışla 217 milyar 52 milyon dolara ulaştı. Aynı dönemde işlenmemiş altın ithalatı da yüzde 180 artarak 19,4 milyar dolar oldu. Geçtiğimiz yıl 148 ton altın alan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Dünya Altın Konseyi’nin (WGC) yayımladığı rapora göre yılın ikinci çeyreğinde 132 tonluk altın sattı.

Rafineriler basılı altını en az 1 gram olarak üretecek

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan genelgeye göre rafineriler basılı altını en az 0.5 gram yerine en az 1 gram olarak üretilebilecekler. Düzenleme, Hazine’nin internet sitesinde yer alan “Rafineriler Tarafından Üretilecek Basılı Kıymetli Madenlere İlişkin Genelgede yapılan değişiklikle gerçekleştirildi. Genelgede yapılan değişiklikle basılı altınlar asgari 1 gram, azami 100 gram ağırlığında üretilebilecek.

Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Yakın: “Altın kaçakçılığının artmasına yol açar”

Altın ithalatına kota uygulanması, kayıt dışı işlemlerin ve kaçakçılığın artmasına yol açar. Neticede altın talebine bağlı olarak altına erişim maliyetinin artmasına neden olur. Toplamda altına erişim maliyetinin artması ihracatçı firmaların maliyetlerini de arttıracağı için küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü olumsuz etkiler. Altına kota uygulanması halinde, Türkiye’nin tüm sınırlarından kaçak altın girecektir. Bu da hem sektörümüze, hem ülkemize zarar verecektir.

Nasıl ki petrol ithalatımız cari açık üzerinde olumsuz etki yaptığı için petrol ithalatına ve dolayısıyla araçların akaryakıt tüketimine kota getirmek ekonomi üzerine olumsuz etki yaparsa, aynı şekilde altın ithalatına kota da ekonomiye katkı sağlayan sektörümüz için olumsuz olacaktır. İhracatımızı olumsuz etkilemeyecek şekilde etkili önlemler alınması hususunda hükümetimizin her zamanda yanında olduk ve olacağız.

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Şirin Sarı: “Fiyatlarda makas yeniden açılabilir”

Altın ithalatının cari açığa olan etkisi bu konuda düzenlemeleri beraberinde getirdi. Altın borsası üyesi olmayan kurumlar altın ithalatı yapamazken, ithal edilecek altının para değerinin önceden peşin olarak yatırılması kuralı getirildi. En fazla 5 kilogram standart işlenmemiş altının yolcu beraberinde yurda getirilmesi imkânı ortadan kaldırıldı.

Altın ithalatına kota getirilmiş olması interbank ile Kapalıçarşı altın fiyatları arasındaki makası açabilir. Makasın açılması ise altının işçilik maliyetlerine yansıyabilir ve ihracatı olumsuz etkileyebilir. Piyasa ihtiyaçlarının doğru anlaşılması, belli zamanlarda kotanın artırılması ve azaltılması şeklinde uygulanması bir anda kota getirilmesinden daha yönetilebilir olabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx